“Birine Anlatırsam Olmaz” Laneti

Birine bahsedersem gerçekleşmez” döngüsünü bilir misiniz? Bunu tek yaşayanın ben olmadığıma dair bir iç rahatlamasına ihtiyacım var. Çünkü ben bununla lanetlendiğime neredeyse eminim. Üstelik sanırım bu laneti çevremdekilere de yayıyorum.

Kendimi bildim bileli çevremdekilere neyden bahsetsem o şey yok olur, gerçekleşmez veya büyüsü kaçar. Her nasıl tanımlamak isterseniz… Bunu yaşayıp kıskançlık, kem göz, nazar gibi şeylere yoranları hep komik bulmuşumdur; laf aramızda bana biraz da narsist gelmişlerdir. Şahsen çevremde bu heyecanlarımı paylaştığım herkes kendimden çok güvendiğim kişiler ve hiçbirinin vizyonu benim yaşadığım hayatı kıskanacak kadar dar değil. Kardashian ailesine falan zeval gelmeyen dünyada nazar yüzünden evren bir beni mi tökezletmeye çalışacak yani?


Ufukta yeni bir iş, proje görünür. Her şey tamamdır, gereken tüm zemin hazırdır. İnsanız ya hani, sevdiklerimizle paylaşmak isteriz heyecanımızı. İşte bir anda her şey bozulur. Ya şartlar değişir ya da bir şeyler sarpa sarar.

Daha özel konularda da sistem böyle işler. Enfes giden bir flört vardır, birilerine söz edersin ve tadadadam! İlk kavga ve akabinde çat unfollow-numara sil-arkadaşlıktan çıkar. “Bir dahaki sefere kimseye kesin bir şey olmadan anlatmayacağım” dersin. Aylarca kusursuz bir flört yaşarsın. E tamam artık bu bir ilişki dediğin noktada çevrendekilerle paylaşma zamanın gelmiştir. Her şey birkaç gün içerisinde yine bozulur. Bunlar abartısız bir şekilde yaşanan şeyler.

Bunu neden yaşıyoruz peki? İşe, projeye imza atmadan kimseye bir şey danışamayacak, taktik alamayacak mıyız? İnsanlar ilişkimizi düğün davetiyesiyle mi öğrenmeli? Bu kız sosyal medya hesaplarına “enişteniz ve ben, soldaki ben” captionlı 2005’ten kalma espriler içeren fotoğraflar koyamayacak mı?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.